Çarşamba, Mart 15, 2006

Acaba biz de mi suçluyuz?


Hep pazarlamanın satışla karıştırıldığından şikayetçi olur dururuz ya, acaba bunda bizim de suçumuz var mı diye kuşkulanıyorum.

Bu gibi anlam zayıflığı, anlam kayması, anlam daralması gibi sorunlara Türkçe'ye çeviri eksiklikleri de neden olabiliyor, ama burada öyle bir durum yok. Doğrusu pazarlama, eksik ya da yanlış anlamalara çok fazla yol açabilecek bir sözcük değil. Gerçi pazar, pazarcı, pazar esnafı, mahalle pazarı gibi yerleşik kullanımlar, belli bir anlam daralmasına neden oluyor ve sözcüğün kavramsal zenginliğini önleyebiliyor. Bu da doğru. Ama biz, pazarlamayı doğru anlamasını ve yorumlamasını zaten pazarcı esnafından ya da bir noter katibinden çok da beklemiyoruz. Vahamet daha yukarılarda!

Takıldığım konu şu; özellikle son yıllarda, pazarlama sözcüğünün önüne fazlaca sıfat takılarak yeni terimler icat ediliyor. Tabii, pazarlamanın genel olarak yapısı karmaşıklaştıkça bu gibi izah edici tanımlamalara ve hatta yeni kuramsal yaklaşımlara ihtiyaç doğuyor. Bunu kabul ediyorum. Ancak, kavramsal olarak pazarlamanın kuşatıcılığı algısını engelleyen bir durum söz konusu burada... Kulaktan kulağa pazarlama, gerilla pazarlama, yeşil pazarlama, etnik pazarlama, interaktif pazarlama derken, farkında olmadan "pazarlama"yı teknik ve taktik bir araca indirgeme gibi bir olumsuzluğa sebebiyet veriyor olabilir miyiz? Kendi ellerimizle bir "körün fili" algısı yaratıyor olmayalım.

Bilmiyorum, sadece soruyorum.

1 Yorum:

saat: Cumartesi, Mart 25, 2006 4:09:00 ÖS , Blogger destan dedi ki...

Satışçılar ile pazar-lamacıalrın birbirine karıştırılmasından geçtim, artık kavga eder olduk. Kendi elimizle kendimizi mahvedeceğiz. Oysa öncelikle imajımızı tazelememiz ve birlikte hareket etmemiz gerektir.
Yazınız için tebrikler. Çünkü; sorunu önceden sezmek basiret örneğidir.

 

Yorum Gönder

Kaydol: Kayıt Yorumları [Atom]

<< Ana Sayfa